Dijital Dönüşüm sadece bir IT işi değil, bir strateji ürünüdür.

     

Dijital Dönüşüm sadece bir IT işi değil, bir strateji ürünüdür.

Software AG Türkiye Genel Müdürü Nil Bağdan, Açık Radyo’daki Bilgi Çağı programına konuk oldu. Yaklaşık 26 dakika süren programda teknolojik gelişmeler, ekonomi, dijitalleşme gibi bir çok konuyu aydınlatmakla kalmadı, Software AG’nin piyasadaki rolünü ve hedeflerini de anlattı.

Bugün çok değerli bir konuğumuz var kendisi Software AG’nin Türkiye Genel Müdürü Nil Bağdan.

Türkiye bilişim sektörü kadın ağırlığının olmadığı bir sektördü, fakat siz 2 senedir bu pozisyondasınız ve bu çok sevindirici bir durum.

Nil Bağdan: 1996 yılından beri bilişim sektöründeyim ve son 2 yıldan beri de Software AG’nin Genel Müdürü görevini yürütmekteydim.

Peki, nasıl bir hissiyat Türkiye’de erkeklerin dominant olduğu bir sektörde bu konuma gelebilmek?

Nil Bağdan: Aslında benim de IT sektörüne girdiğim ilk yıllarda erkek dominantlığının çok yüksek, bayan yönetici oranının çok düşük olduğu bir dönemdi. Fakat giderek bayan çalışan ve bayan yönetici sayısı artıyor. Ben bayanların da bu sektöre farklı bir bakış açısı, farklı bir yaklaşım kattıklarına inanıyorum.

Sizin kendi şirketinizde bayan çalışan sayısını arttırmak yönünde ekstra bir çabanız var mı?

Nil Bağdan: Şirketin bu anlamda belirli bir kuralı yok fakat erkek ve bayan oranını belirli bir dengede tutmak konusunda motivasyon var. Pozisyona en uygun adaylar cinsiyetten bağımsız olarak seçiliyor.

Siz 2015’i teknoloji açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? 2016 nasıl bir yıl olacak?

Nil Bağdan: 2015 yılı pek çok sektör açısından firmaların ekonomik göstergeler açısından daha tedbirli yaklaştıkları, durağan bir yıl oldu. Ama diğer yandan baktığınız zaman çok durgun bir yıldı denemez. Çünkü özellikle bilişim sektörü söz konusu olduğunda, artık teknolojinin bu kadar hızlı ilerlediği, teknolojik gelişmelerin artık firmaların rekabette bir adım öne geçmesinde en önemli kriterlerden biri olduğu bu çağda yatırım yapmadan teknolojinin gerisinde kalmak mümkün değil. Firmalarda rekabet dünyasının dışarısında kalmamak için ciddi anlamda çaba sarf ediyorlar. Bizim açımızdan biraz daha tedbirli olsa da bilişim açısından bakıldığında aktif bir yıl geçirdik.

10 seneyi aşkın bir süredir her yıl daha fazla teknoloji isteğiyle bilişim sektörü diğer firmaları teknolojinin daha fazla kullanılması için baskı uyguluyor. Fakat hep bahsedilen dijital dönüşümü biz Türkiye’de pek yaşayamadık. Bazı firmalar bunu tam anlamıyla yapmaya çalışıyor fakat bazı firmalar hala eski yöntemler ile yapmaya çalışıyor. Öncelikle sizin açınızdan baktığımızda Dijital Dönüşüm nedir? Software AG olarak siz bunun neresindesiniz? Ve Türkiye’de nasıl bir satıcı ile bu yöne doğru gitmek gerekir? Çünkü devlet teşviki bazı konularda çok belirgin olarak görülüyor. Sizin görüşleriniz nelerdir?

Nil Bağdan: Bundan 10-20 yıl öncesinde ülkeleri birbirinden ayrı düşünmek daha kolaydı ama artık küreselleşen bir dünyada yaşıyoruz ve ülkeleri birbirinden ayırmak mümkün değil. Türkiye olarak belki bazı alanlarda dünya standartlarının gerisindeyiz ama pek çok sektörde özellikle teknolojik alanlarda Avrupa’nın ilerisinde olduğumuz görülüyor. Firmaları öne geçiren en önemli faktör teknoloji. Bugün bir “Uber” örneğine bakarsak aslında bir taşımacılık yapan, fakat taşımacılık konusunda herhangi bir asset’i olmayan bir şirketten bahsediyoruz. Bahsettiğimiz şirket sadece bilgiyi kullanan bir şirket. Artık sektörleri, ekonomileri birbirinden ayırmak mümkün değil. Dünya dijitalleşmeye doğru gidiyor ve biz de ayak uydurmak zorundayız.

Sizin gördüğünüz kadarıyla genel olarak iç pazara yönelik olan şirketler mi daha hızlı dijitalleşiyor yoksa dış pazara yönelik olan firmalar mı?

Nil Bağdan: İkinci seçenek içerisinde olan global şirketler daha hızlı dijitalleşiyorlar. Diğer şirketler biraz daha olağan yöntemleri kullanıyorlar. Üretimden, kamuya, telekomünikasyondan bankacılığa kadar tüm sektörlerde bunun etkilerini bir şekilde, farklı olgunluk seviyelerinde etkilerini gözlemliyoruz. Eskiden herkes kendi alanında faaliyet gösterirken şuan kurallar bu şekilde değil.

Peki, bunun bir riski yok mu? Bu durum nasıl yönetilmeli sizce? Mesela Türkiye son 3-4 haftadır siber saldırılara maruz kalmış durumda. Dolayısıyla dijitalleşmenin getirdiği tehditlerden nasıl korunacağız?

Nil Bağdan: Hayatımızın her alanında olduğu gibi her zaman fırsatlar tehditleri de beraberinde getiriyorlar. Bu konuda da dijitalleşmenin belirli noktalarda tehditleri de beraberinde getirdiği konusunda sizinle hem fikirim. Bu da aslında biraz daha re-active yaklaşımlardan pro-active yaklaşımlara geçmeyi ve biraz daha planlı ve stratejik davranmamız gereken bir durum. Türkiye olarak baktığımızda aslında dijitalleşmenin teknolojik anlamda çok gerisinde değiliz fakat planlama ve strateji anlamında gerisindeyiz. Dijitalleşme süreç olarak uzun bir yolculuk ve bu yolculuğun ciddi bir planlama ile geçmesi gerekmektedir. Dijital Dönüşüm bir IT işi değil, bir strateji ürünüdür.

Dijital Dönüşüm Nil Bağdan

Geçen sene yayınlanan raporlarda şirketlerin artık Pazarlama departmanlarına IT departmanlarından daha çok yatırım yapacağı yönünde, peki siz kendinizi daha çok pazarlama yöneticileri ile konuşurken mi buluyorsunuz?

Nil Bağdan: Evet, artık pek çok sektörde çok yeni title’lar oluşmaya başladı. Bu yeni departmanlar şirketlerde IT departmanları ile beraber çalışan ve teknolojinin en büyük kullanıcısı olarak göze çarpıyorlar. Biz zaten Software AG olarak yaklaşımımız en başından beri Dijital Dönüşüm odaklı bir firmayız. Bizim ürün ailemizin ismi de Dijital Dönüşüm ürün platformu ve yakın zamanda bunun yeni versiyonunu da duyurduk. Biz firmalara Dijital Dönüşümü gerçekleştirmeleri için iş süreçlerini dijital ortama taşımaları, iş süreçlerini optimize etmeleri, yeni dünyaya daha hızlı adapte olabilecek uygulamaları çok hızlı bir şekilde geliştirmeleri ve bu dönüşümü yönetebilecekleri bir platform sağlıyoruz.

Firma olarak bütün sürecin hem CRM tarafında hem de ERP tarafında olduğunuzu söyleyebilir miyiz?

Nil Bağdan: İş süreçleri dediğimiz zaman kurumun can damarından, her noktasına dokunan birimlerinden bahsetmiş oluyoruz.

Rakiplerinize karşı sizin avantajlarınız nelerdir?

Nil Bağdan: Bizim şu şekilde bir farkımız var; biz firmalarda bilgi işlem departmanları ile iş birimlerini bir araya getirebilen nadir firmalardan biriyiz. Bizim sektörümüzde faaliyet gösteren firmaların genellikle çözümleri ya IT bölümlerine hitap ediyor ya da şirketlerin iş bölümleri strateji konusunda danışmanlık hizmeti veren firmalar ile çalışıyorlar. Bizim gerek ürünlerimiz gerekse danışmanlık hizmetlerimiz her iki birimi ortak bir platformda buluşturmak için tasarlanmış durumdadır. Bütün hayata geçemeyen projelerde oluşan başarısızlık IT bölümü ile iş birimleri arasında ki kopukluktan meydana gelmektedir. Biz sektörde bu kopukluğu ortadan kaldıran tek firmayız.

Farklı bir yaklaşımınız var, sizin şemsiye rolünüzü firmalara anlatmanızın zor olacağını düşünüyorum gerçekten bu şekilde mi?

Nil Bağdan: Haklısınız, belirli noktalarda anlattığımız şeyler çok teorik kalabiliyor ama firmalar ile kendi ortamlarında yaptığımız örnek iş süreçleri üzerinden çalışmalar yaparak onlara en çok yarar sağlayacak alanları belirleyip örnek iş süreçleri üzerinden bir çalışma yapıyoruz.

Sizce şuanda şirket yöneticileri en çok hangi alanlarda sizden bir fayda bekliyorlar?

Nil Bağdan: Aslında en çok fayda bekledikleri alan kendi içlerinde ki maliyetleri düşürecek, verimliliği arttıracak, daha küçük ekipler ile daha katma değerli işler yapacakları konulara öncelik veriyorlar. Diğer taraftan da tabi ki Dijital Dönüşüm’ün ana noktası olan müşteri odaklı iş süreçleri oluşturmak. Teknolojinin ilerlemesi ile müşteri beklentileri çok daha farklı boyutlara ulaştı. Biz Software AG olarak Dijital Dönüşümü müşteri odaklı iş süreçleri oluşturmak olarak özetliyoruz.

Dijital Dönüşüm’ün amacı ölçülebilir bir başarı sağlamak olduğunu düşünüyorum, sizin kendinizi en çok başarılı bulduğunuz alan hangisi?

Nil Bağdan: Bu durum sektörden sektöre ve müşteriden müşteriye değişiklik gösteren bir durum çünkü her firmanın kendine yönelik öncelikleri var. Biz başarı kriterini o firmanın yönetim kurulunun belirlediği stratejileri sürecin en sonunda ki IT sistemleri ile nasıl hayata geçirdiğimiz ve o konuda firmalara nasıl bir şeffaflık sağladığımızla ölçüyoruz. Bazı firmalar için bu bir ciro artışı olabilir, bazı firmalar için maliyet kısıtlaması olabilir ya da bazı firmalar için çok daha hızlı bir şekilde ürünlerini pazara sürmek olabiliyor. Bizim amacımız ölçülebilir sonuçlar yaratmak.

Bir şirkete yapılan işi daha iyi yapmanızı sağlayacak yöntemler var dediğiniz zaman firmaları bu dönüşüm içerisine çekmeyi nasıl başarıyorsunuz?

Nil Bağdan: Sonuçta değişim ve gelişim dediğiniz zaman bunlar hiçbir zaman bitmeyen konular. Her zaman yapılan bir şeyin daha iyisi yapılabilir çünkü o kadar hızla gelişen teknolojik bir ortamda yaşıyoruz, o kadar değişen müşteri beklentileri, pazar beklentileri var ki o yüzden değişim ve dönüşüm kaçınılmaz oluyor. Rakipleriniz sizden her zaman bir adım önde olabiliyor. Bizim buradaki yaklaşımımız bazen yapmadıkları bir şeyi öneriyoruz ya da zaten yapılmış olan bir şeyi nasıl daha verimli hale getirilebilir üzerinde çalışarak ilerliyoruz.

Software AG 70 ülkede faaliyet gösteriyor, bu 70 ülke arasında Türkiye’nin cirosal önemi nedir? Türkiye’den almış olduğunuz best case’leri başka ülkelere taşıdığınız oldu mu hiç?

Nil Bağdan: Evet, Software AG iç bilgi paylaşımına çok önem veren bir firma. Biz tamamen çözüm odaklı çalışan bir firma olduğumuz için bir ülkede uygulanan başarılı bir projenin diğer ülkelerde tekrarlanması hedefleniyor. Sektörel çözümler ve başarılı projeler odaklı çalışıyoruz ve bu projelerin değişik ülkelerde uyarlanması bizim için çok önemli. Türkiye Software AG için çok önemli bir konumda ve Software AG’nin ek yatırım yaptığı bölgeler içerisinde.

Ne tür yatırımlardan bahsediyoruz? Çünkü Avrupalı firmalar genelde Türkiye’de satış ofisine yönelik girişimlerde bulunuyorlar.

Nil Bağdan: Aslında öncelikle Türkiye’deki ofisin ve eko sistemin gelişmesi, büyümesi gerekiyor daha iyi hizmet verebilmek için. Öte yandan üniversiteler ile işbirliği yapmaktayız. Bu konu Software AG için çok önemli bir konu, hatta kendi içimizde bunlardan sorumlu global bir iş birimimiz var. Üniversiteler ile ortak projeler yapmak gibi bir planımız var ve Software AG bu gibi yeni girişimlerimizi çok destekliyor.

2016’dan beklentileriniz nelerdir?

Nil Bağdan: 2016’nın 2015’den daha hareketli ve daha verimli bir yıl olacağını düşünüyorum. 2015 biraz daha durağan ve 2016’ya yönelik planların yapıldığı bir yıl oldu. 2016 hem bilişim sektörü açısından hem de diğer sektörler açısından daha pozitif ve hareketli bir yıl olacağını düşünüyorum. Software AG olarak odak noktamız bu yıl da Dijital Dönüşüm olacaktır.

Filed in: Bankacılık, Dijital Dönüşüm, Dijital İş Platformu, Lojistik, Perakende, Platform Ortakları, Sektörler, Sigortacılık, Software AG, Telekomunikasyon Tags: , ,

Şunlara Göz Atın

Software AG, Yeni Etkinliği İçin Geri Sayıyor Software AG, Yeni Etkinliği İçin Geri Sayıyor
Software AG Yeni Genel Veri Koruma Yönetmeliği Altyapısını Açıklıyor – Şimdi Hazırla ya da Sonra Öde Software AG Yeni Genel Veri Koruma Yönetmeliği Altyapısını Açıklıyor – Şimdi Hazırla ya da Sonra Öde
Software AG ARIS 10’a, Nesnelerin İnterneti ile GDPR için Yeni Görselleştirme Araçları ve Modelleme Özelliklerini İlave Ediyor Software AG ARIS 10’a, Nesnelerin İnterneti ile GDPR için Yeni Görselleştirme Araçları ve Modelleme Özelliklerini İlave Ediyor
Software AG’nin Sektörde Dünya Lideri Konumundaki İş Süreçleri Yönetimi Yazılımı ARIS 25 Yıl Rekoru Kırıyor ve Piyasaya Sunduğu Yeni Sürümüyle Geleceğin Stratejisini Belirliyor Software AG’nin Sektörde Dünya Lideri Konumundaki İş Süreçleri Yönetimi Yazılımı ARIS 25 Yıl Rekoru Kırıyor ve Piyasaya Sunduğu Yeni Sürümüyle Geleceğin Stratejisini Belirliyor



   

 

 
   

 

         
 

© 2017 Dijital Dönüşüm. All rights reserved Click Carrot - sponsored by Software AG, eFinans, Consulta, Comparex

ERP | ERP Nedir | ERP Seçimi | CRM | CRM Nedir | CRM Seçimi | SAP Programı | SAP Nedir | SAP kursu